Dr. Öğr. Üyesi Salih Bayraktutan: Mars’ta Hayat Vardı

Iğdır Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Salih Bayraktutan, Mars’taki koşullarla en fazla benzerlik gösterdiği belirtilen Salda Gölü üzerinden Mars’ta bir dönem hayat bulunduğu değerlendirmesinde bulundu.

Dr. Öğr. Üyesi Bayraktutan, Salda Gölü’yle ilgili değerlendirmesinde; “Salda Gölü Turkiye’deki soda göllerinden birisi. Krater gölü değil. Mars’taki Jezero Krater Gölü ile ortak yanı, Salda Gölü güneybatı kıyısındaki beyaz fan-delta sedimentlerinin içerdiği organik (stromatolit) malzemenin bulunmasıdır. Jezero kraterinin de batı kenarında bir fan-delta sediment istifi tespit edilmiştir. Her ikisi de organik sedimanter kayalardır. Salda fan deltasında yapılan incelemede, güncel (halen oluşumu devam etmekte) stromatolitlerde canlı (bentik) organizmaların nasıl büyüdüğü, yığıştığı ve tabakalaştığını izlemek imkanı vardır. En mükemmel laboratuvar ortamı sunmaktadır. Salda’da bugün devam eden mikro-organizmaların mikrobiyalit oluşturması, dünyada da Prekambriyan’dan beri her jeolojik devirde oluşmuş ve fosil olarak fan delta istifleri içinde varlığını korumaktadır. DNA gibi canlı hayatın biyolojik imzalarıdır.” şeklinde konuştu.

Dr. Öğr. Üyesi Bayraktutan, Salda Gölü ve Mars’la ilgili değerlendirmesine şöyle devam etti; "Stromatolitler, Prekambriyan’dan moderne kadar sodalı su kimyası ve Mg’ca zengin çevre kayaları gibi uygun sığ su ortamlarında her yaşta gelişmiş olabilir. Salda Gölü de dunit, serpantinit ve manyezit gibi Mg içeriği zengin kayaçlardan oluşan bir ortam içinde gelişmiş, kapalı bir havzadır.  Hidroman-yezit çökelimi mikro ostrakodlar ve cyanobakterilerle birlikte gelişmiştir. Salda Gölü’nde dört ayrı yönden alüvyon yelpaze-delta gelişimi mevcuttur.  Bunlardan göle güneybatıdan giren Salda beyaz deltası egemen olarak stromatolit çökellerinden ibarettir. Organik tortullar olan stromalitler, mikro-organizmaların metabolitik etkinliği ve büyümeleri ile kalınlaşmaları sonucu oluşan çok ince laminalı dokuda mikrobiyalitlerdir. Esas olarak da cyanobakterilerin yığışımından ibarettir. Dolayısıyla hayat izlerini temsil etmektedir. Bunun en gerçekçi ve bilimsel yöntemi; ilk aşamada  Mars’ta fan delta  çökelleri bulmak ve ikinci aşamada içerisinde stratomalit (thrombolit, mikrobiyalitler) bulunup bulunmadığını araştırmaktır. Bu amaçla karot alıcı araçlar (Spirit gibi) gönderilmiştir.”

“Bu özellikleri nedeniyle (target of life) olarak kabul edilmektedir”

“NASA Mars Araştırma Grubu Başkanlığını uzun yıllar Profesör Nafi Toksöz yürüttü. 1987 yılında ABD Massachuset Institute of.Techology’de (MIT) Nafi Hoca’nın  Mars’tan alınan görüntüler üzerinde sedimanter yapıların teşhisi konusunda çalışma imkanımız oldu. Mars’ta akarsu ve göllerin varlığı, bir zamanlar erozyon ve sedimentasyon işlemlerinin meydana geldiğini raporlamaktaydı. Dolayısıyla 1980’li yıllarda fan delta çökellerinin bulunduğu alanlar kraterler belirlenmişti. Stromatlitler mikrobialitler özellikle canlı hayat izlerini kanıtlayan hedef organik sedimentler, işaretçi malzemelerdir. Bu özellikleri nedeniyle (target of life) olarak kabul edilmektedir. Salda stromatolitlerinin incelenmesi de güncel en güzel bir örnek olması nedeniyledir. Mars’ta birçok fosil göl sedimentleri kanıtlandı. Fan delta çökellerinde mikrobialitlerin olması muhtemel düzlükler mevcuttur. Sadece Jereco Krateri değil, Gusev Kraterinde de benzer ortamlar gözlenmiştir. Gölün güneybatısındaki Salda ilçesinden kıyıya doğru devam eden alüvyon yelpaze ve stromatolit istifinden oluşan tepe, gölün içine devam eden çıkıntı ve göl içindeki devamı olan 3 küçük adadan ibaret, beyaz renkli organo-sedimanter birimdir. Stromatolitler  ince laminalı iç dokuya sahip organo-sedimentar yapılar, laminalı mikrobialitlerdir. Thrombolitler  ise laminasız düzensiz gevşek topluluk halinde iç dokuya  sahip gevşek masif  dokuda mikrobialitlerdir. Mikrobialitler,  yerinde (in situ) mikrobiyal işlemlerle oluşan bentik sedimentlerdir.”

IÜ Haber Merkezi

  • Yayımlama Tarihi: 04 Ağustos, 2020
  • Görüntülenme Sayısı: 583
Yazdır: